Hakkımızda

En temel kavramı “güven” olan sigorta sektörünün, en yaşamsal gereksinimi acentelerinin değerli ve ilkeli olmalarıdır.

 

Birer kurum olarak sigorta şirketleri, toplumsal değerlere bireyler kadar yakın olamayabilirler. Sigortalıların da, değerler üzerine kurulu ilkelerle davranmasını zorunlu kılacak bir durum genellikle yoktur.

 

Acenteler için ise durum çok farklı. Onlar için uzun vadeli azami faydanın yolu, çatışma potansiyeli taşıyan iki ucun (sigortalı-sigorta şirketi) uzlaşmasındadır. Bu yüzden acenteler adil ölçüleri arayan bulan ve uzlaştıran kişiler olmalıdırlar. Bunun yolu da, kanımca, ilkelilik ve değerliliktir.

İlkelerimiz, Değerlerimiz

 

  • Yalan söylememek
  • Sözünde durmak
  • Görev ve yükümlülüklerinin sorumluluğunu üstlenmek
  • Eksik ve yanlış bilgi vermekten sakınmak, bilgiyi doğru ve eksiksiz aktarmak
  • Bilmediğinde bunu açıklamak ve araştırıp öğrenmek
  • Yanlışını ve eksiğini açıklamaktan ve özür dilemekten çekinmemek
  • Hakkı ve haklılığı savunmak
  • Muhataplarının haklarını en az kendi hakkı gibi savunmak
  • Çıkarlarını, haklılığın yerine ve önüne geçirmemek
  • Mesleki faaliyetin birincil amacının başkaları için anlamlı ve yararlı hizmet üretmek olduğunu benimseyerek kendi kazancını
  • böylesi bir çabanın hakedişi olarak görmek
  • Başkalarının haklarını çiğneyerek kazanç elde etme yeltenişinde bulunmamak
  • Hakkını kararlıca savunmak, hak etmediğini talep etmemek

 

Murat Oğuz Atabek

Sigortacılık aslında şefkatin, dayanışmanın toplumsal düzeyde kurulmasıdır.

Bir başka tanım ise, sigortacılığın finansman için fon sağlama yolu olduğunu söyler. Kanımca bu da yanlış değil. Çıkar olgusu dayanışmanın toplumsal düzeyde kurulabilmesini sağlayan harekete geçirici bir unsur. Birbirini hiç tanımayan insanlar birbirleriyle sevgi yoluyla değil, çıkar yoluyla, hukukla sınırlanmış çıkar yoluyla ilişkileniyorlar. Sevginin, şefkat ve dayanışma için itkiye ihtiyacı yok. Sevginin yokluğunda dayanışmanın olmamasına razı mı olacağız yoksa bir bahaneyle onun kurulmasından yana mı olacağız?

Sigortacılığı benimsedim. Mesleğimi seviyorum. Onu insan ilişkilerini geliştirmenin fırsatı olarak görüyorum. Çabam sevgi ve dayanışma için.

İnsan yetersiz. Bir büyüğümün dediği gibi, ne güzel ve ne iyi ki yetersiz, böylece başkalarına ihtiyaç duyuyor, tamamlanmaya çalışıyor, ilişkileniyor, seviyor. İnsanın yetersizliği insanlığın gelişkinliğini yaratmıyor mu?

İşimi seviyorum. İlişkimi artırıyor. İlişkiye özenmenin, yardımlaşmanın, şefkatin, sevginin yolunu genişletiyor.

Kişinin sevdiği bir işte çalışması, hem kendine hem de işine yararlı oluyor. Bu yüzden 1984 ten beri sigorta acentesiyim. Sevincimi çalışma arkadaşlarımla paylaşmaktan, yeni dostlar yoluyla sevgi ağımı geliştirebilmekten mutluyum. İşimizin en önemli kârı, ödülü kanımca işte bu.

 

M.Haluk Sezgin

Merhabalar,
sigortacılıktaki eskiliğimize rağmen sanal ortamdaki bu yeni beraberliğimize hoş geldiniz.

39 yaşındayım, 16 yıldır sigortacılık mesleğini severek yapmaktayım, eğitimimi daha farklı bir branşta yapmama rağmen, bu güzel meslekle tanıştım ve her geçen gün daha da sevmeye ve şevkle yapmaya devam ediyorum. Sebebine gelince daha önce öğrenim gördüğüm mesleğimle (elektrik) ilgili stajıma ve kısa süreli iş deneyimime oranla sigortacılık bana çok daha sıcak , keyifli ve sosyal geldi. Bence sigortacılığın en güzel yanı, herkese ve her mesleğe hitap ediyor olmasıdır. Bu sayede birçok insanı ve meslek gruplarını tanıdım, tanıyorum. Diğer bir güzellik de insanların kötü zamanlarında yanlarında olmak ve yardımcı olabilmek. Bu gerçekten çok güzel bir duygu.

Atalarımız boşuna söylememişler, “mal canın yongasıdır” diye. Malınıza da, sağlığınıza da, zarar gelmeden gelin doğru poliçeyi kahvelerimizi içerken beraber tespit edelim, kendinizi güvende hissetmenize yardımcı olalım.